"PYD ile Barzani benzeri bir ilişki kurmalıyız"

Hürriyet Gazetesi yazarı Verda Özer'in, "Erdoğan ve Trump’ın Kürt satrancı" başlığıyla yayımlanan bu günkü yazısında, Türkiye'nin artık Kürdistan Bölgesi ile olduğu gibi Rojava Yönetimi ile de dostane ilişkilerini geliştirme yoluna gitmesi gerektiğini yazdı.


Hürriyet yazarı Verda Özer'in yazısının ilgili bölümü şöyle:

"...Irak ve Suriye’deki yeni gerçekliğe göre kendi politikamızı oluşturmanın vakti geldi. Sadece koltuktaki ismin değiştiği ama politikaların aynen devam ettiği Washington’ın ağzının içine bakmaktan kurtulmanın, ABD’nin elinden “Kürt kartı”nı almanın zamanıdır.

Bunun için de; nasıl kuzey Irak’taki Barzani yönetimiyle dostane ilişkiler kurduysak, kuzey Suriye’de de uzun vadede böyle bir koridor oluşturmayı hedeflemeliyiz. Bir yandan PKK-YPG ile mücadelemiz devam ederken, diğer yandan YPG’yi ve onun siyasi kolu PYD’yi ayrışmaya teşvik etmeliyiz. PYD eskiden olduğu gibi yine siyasi bir muhatap haline gelirse, Barzani benzeri bir ilişki kurmanın yolu açılabilir.

İçeride yeniden oluşturulacak bir barış süreci de bu stratejiyi destekler. Kürt sorununun şiddetten arındırılması, PKK ve YPG’yi zamanla devre dışı bırakacaktır.

YENİDEN BARIŞ SÜRECİ Mİ?

ZATEN bu konunun da Washington’da gündeme geleceği aşikar. Geçtiğimiz yıl Erdoğan-Obama görüşmesinde ABD tarafı, “çözüm sürecine geri dönün” telkininde bulunmuştu. Ancak o dönem koşullar farklıydı. PKK terörü zirve yapmıştı. HDP de hendek siyasetiyle böyle bir sürecin önünü tıkıyordu. İşte bu koşullarda Erdoğan Obama’ya, “zaten çözüm sürecini bitirmedim, ama süreç buzdolabında” diye karşılık vermişti.

Bugün ise şartlar farklı. PKK’nın beli bükülmüş durumda. HDP Sözcüsü Osman Baydemir de geçtiğimiz hafta, 20 Mayıs’taki kongrelerinde çatışmasızlığa geri dönülmesi için bir barış planı açıklayacaklarını söyledi. Ve çözüm sürecine atıfta bulunarak, “eski hataların yapılmaması için çabalayacağız” dedi.

Ankara’dan da bu yönde işaretler geliyor. Gazetemizden Abdülkadir Selvi dün, Erdoğan’ın AK Parti kongresiyle birlikte yeni bir yol haritası açıklayacağını yazdı. Ve “Kürt sorununu sivil yöntemlerle çözme iradesi devam ediyor. Türkiye bölgedeki Kürtlerin hamisi olarak ortaya çıkabilir. Kucaklayıcı bir vizyon ortaya konulabilir. HDP bu denklemde yer alabilir” diye yazdı.

İşte böyle bir vizyon hem ABD ile ilişkilerimizi, hem de bölge politikamızı ABD başkanlarına endekslemekten bizi kurtarır."