İran destekli Haşdi Şabi ŞENGAL'de Peşmerge'ye karşı mevzi kazıyor

Peşmerge komutanı Qasim Dirbo yaptığı açıklamada Haşdi Şabi'nin Şengal'de Kürdistan Peşmerge Güçleri'ne karşı mevzilendiğini, savaş hazırlığı yaptığını söyledi. Haşdi Şabi nasıl ve neden geldi? Şii Haşdi Şabi Nedir? Neden Kuruldu? İran ve Şengal'e denk gelen Şii Hilali nedir? Haberimizin devamında.

Komutan Dirbo açıklamasında (Şii) Haşdi Şabi'nin Şengal (Sincar)'ın Tel Qesev ve Tel Benat bölgelerinde Peşmerge'ye karşı mevzi kazdığını kaydetti.

Açıklamada "Kürdistan Peşmerge güçleri iki senedir, Tel Benat ve Tel Qeseb'te güçlü asker altyapı (mevziler) kurdu. Ancak şimdi Haşdi Şabi gelip buralarda Peşmerge güçlerine karşı mevzi kazıyor" dedi.

Şii Haşdi Şabi'nin bölgeden çekilmesi gerektiğini söyleyen Peşmerge Komutanı Qasim Dirbo, "Ezidi yerleşim yerlerine Kürdistan Peşmerge Güçleri dışında hiç bir gücün kalmasına izin vermeyeceğiz" dedi.
Şii Haşdi Şabi güçleri önceki gün Ninova'nın batısında, Kayravan ve Şengal arasındaki anayolu ve 7 köyü kontrol altına almıştı.

Şii Haşdi kaynaklarından edinilen bilgilere Musul'un Batısındaki (Ninova Ovası) Kayravan bölgesindeki şu köyle IŞİD'den alındı: Tel Benat, Zenabir, Hezil, Hinesi, Tel Xazu, Muhammed Zeyd, Tel Haniti.
Haşdi Şabi, Suriye-Irak sınırını IŞİD'den almak için başlattığı operasyonda 7 köy kontrol altına alındı. YBŞ (PKK) resmi olarak Şii Haşdi Şabi'ye bağlı.

ABD, Suriye ve Irak bir anlaşma yaparak sınır üzerindeki DAİŞ mevzilereni bombalama kararı aldı.

Şengal ve Ninova Ovası İran'ın Ortadoğu hakimiyeti için merkez konumda. Nitekim Devrik Irak Lideri Saddam Hüseyin Şengal Dağı'ndan İsrail'i 99 füze ile vurmuştu. Bu alan Ortadoğu kontrolü için İran'ın straejik Şii Hilali'nin merkezinde yer alıyor.
Şii Haşdi Şabi komutanları IŞİD sonrası hedefini Kerkük ve Şengal'i almak için Kürdistan Peşmerge güçleri savaş olarak açıklamıştı.

Kürdistan Güvenlik Müsteşarı Mesrur Barzani de açıklamasında Haşdi Şabi'nin Kürdistan için IŞİD'den daha büyük tehlike olduğunu söylemişti. Nitekim Şii Haşdi Şabi girdiği heryerde sivil Sünni Araplar'a katliamlar yapıyor, ardından toplu mezarlar bırakıyor. Alıkoydukları 2900 sivilden halen hiç bir haber alınamadı.

Irak Parlamentosu'nda yapılan oylama ile Haşdi Şabi resmi olarak tanındı, Irak bütçesinden pay verilmesi sağladı. Irak parlamentosu oylamasında KDP dışındaki Kürt parti milletvekilleri, Şii Haşdi Şabi'den yana oy kullanmıştı.


Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) IŞİD'in 2014'te Musul'u ele geçirmesi ardından, Iraklı farklı milis güçlerinin bir araya gelmesiyle kuruldu.

Musul saldırısı ardından Irak'ın Şii dini lideri Ayetullah Sistani tüm Irak halkına hitap eden tarihi bir fetva yayımladı.

Söz konusu fetvada Sistani, Irak'ta eli silah tutan herkesi ülkelerini savunmaya ve kutsal mekanlarını savunmaya çağırdı.

Sistani, tüm silahlı güçleri bir araya getirme çağrısı da yaptı.

Bu fetvanın ardından farklı milis güçleri Haşdi Şabi çatısı altında bir araya geldi.
Bünyesindeki örgütler

Haşdi Şabi'nin büyük bölümü Şii milislerden oluşuyor ancak bünyesinde Sünni milisler ve YBŞ (PKK) de var.

Economist dergisinin, doğruluğu teyit edilmemiş verilerine göre Haşdi Şabi'de savaşan milislerin yaklaşık 120 bini Şii, 16 bini ise Sünni Iraklılar. (Ekim 2016)

Bu rakamların çok daha fazla olduğunu belirten açıklamalar da bulunuyor.

Haşdi Şabi bünyesinde yer alan onlarca örgütlerden öne çıkanlar şunlar: Bedir grubu, Asaib Ahl El-Hak, Barış Tugayları (Mukteda El Sadr'ın grubu), Hizbullah Tugayları, Seyyid El Şuhada Tugayları, Kataib El İmam Ali, Ebu El-Fadl El-Abbas Güçleri, Harakat Hizbullah El-Nucaba.

Haşid Şabi'de, Türkmenlerden oluşan gruplar da bulunuyor.

Irak hükümetiyle ilişkisi

Haşdi Şabi Bağdat tarafından doğrudan destekleniyor.

Bağdat örgüte, para ve silah yardımı yapıyor.

Bununla birlikte Haşdi Şabi'nin tam olarak hükümetin kontrol altında olmadığı düşünülüyor.

Hatta dönem dönem bazı milis gruplarının hükümeti, bazı hükümet üyelerininse milis gruplarını eleştirdikleri durumlar oldu.

BBC Farsça Servisi'nden Kasra Naji Haşdi Şabi ve Bağdat arasındaki ilişkiyi 'zayıf' olarak değerlendiriyor.

IŞİD'in Irak'ta tamamen yenilmesi durumunda Haşdi Şabi'nin ne olacağı konusu ise belirsiz.

İran'la ilişkisi.

Haşdi Şabi bünyesindeki örgütlerin büyük bölümünün İran'la yakın ilişkileri bulunuyor.

BBC Farsça Servisi'nden Kasra Naji, örgütün İran Devrim Muhafızları tarafından teşkilatlandırıldığını, bünyesindeki grupların liderlerinin genelde, Tahran'la ve de İran'daki kutsal Kum şehriyle yakın ilişkileri olan din adamları olduğunu söylüyor.

Naji, "Danışmak için düzenli olarak İran'ı ziyaret ediyorlar. Ve paranın ve silahların bir bölümü İran'dan geliyor. Bu yüzden ilişkileri ideolojik olarak da, maddi destek açısından da ve diğer diğer bağlamlarda da oldukça güçlü" diyor.

Bir tarafta kahraman algısı bir tarafta insan hakkı ihlali eleştirileri

Yapılan araştırmalar Irak halkının belli bir bölümünün IŞİD'le mücadelede Haşdi Şabi'yi desteklediğini ortaya koyuyor.

Özellikle Şii Iraklıların önemli bir bölümünün gözündeyse milisler kahraman olarak algılanıyor.
Sünni Iraklıların Haşdi Şabi'yi mezhepçi olarak gördükleri biliniyor.

Irak'ta Şiiler içinde de Haşdi Şabi'yi İran'la ilişkisi üzerinden eleştirenlerin olduğu bildiriliyor.
Örgüt operasyonlarda çok sert olmakla ve insan hakkı ihlallerine yol açmakla da suçlanıyor.
Özellikle 2015'te, Sünnilerin yoğun yaşadığı Tikrit'in IŞİD'den geri alındığı operasyonda Haşdi Şabi'ye yönelik insan hakkı ihlali eleştirileri yöneltilmişti.

Birleşmiş Milletler özellikle bu yaz gerçekleştirilen operasyonlarda örgütü eleştirmişti.

Uluslararası Af Örgütü ve HRW (İnsan Hakları İzleme Örgütü) gibi kurumlar bazı raporlarında, Irak'taki bazı bölgelerde sivillerin önce IŞİD tarafından sonra da IŞİD'i yenilgiye uğratan milisler tarafından baskıya uğradığını' belirtiyor.

Irak Küridistan Bölgesel Yönetimi'nden de dönem dönem Haşdi Şabi'yi eleştiren açıklamalar geldi. Mesrur Barzani "IŞİD sonras en büyük tehlike Haşdi Şabi'dir" demişti.

Türkiye de Haşdi Şabi'yi sık sık eleştiriyor ve özellikle Sünnilerin yaşadığı bölgelerde örgütün operasyonlara katılmamasını savunuyor.

Haşdi Şabi ise bu suçlamaları kabul etmiyor ve genelde bunların propaganda olduğunu söylüyor.