Erdoğan El Cezire'ye konuştu: Kavmiyetçilik bizim için bir din olamaz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, El Cezire Televizyonu'na verdiği mülakatta gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.


Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar merkezli El Cezire televizyonuna bir takım açıklamalarda bulundu.

"TRUMP İLE TELEFON GÖRÜŞMESİ"

ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde konuştuklarına değinen Erdoğan, "Birincisi, tabii Sayın Trump'ın bizim bu referandumla ilgili aldığımız neticeyi tebriki var. Bir diğer adım, tabii benim şu anda Paskalya Bayramları sebebiyle kendilerini tebrikim oldu. Tabii önemli olan asıl boyut, Suriye ve Irak'taki gelişmeler, bunu birlikte ele aldık ama dedik, bunların detayını, teferruatını özellikle şöyle çok kısa zamanda yüz yüze yapacağımız görüşmede ele alalım, orada bunun değerlendirmelerini yapalım" ifadelerini kullandı.

Halk oylamasının ardından Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi dünyanın çok farklı ülkelerinden liderlerin aradığı hatırlatılarak Almanya Başbakanı Angela Merkel'in henüz aramamasına ilişkin soru üzerine Erdoğan, "Tabii şimdi bunu bir suçluluk psikolojisi olarak değerlendirebiliriz; bu bir. İki; bunu fırsat bulursanız kendilerine sorun." yanıtını verdi.

Erdoğan'a, Avrupa'nın Türkiye'ye karşı takındığı düşmanca tutumun nedenleri de soruldu.

Türkiye'nin son yıllarda elde ettiği başarılara değinen Erdoğan, "Tabii Türkiye çok farklı bir sürecin içerisine girdi. Türkiye artık böyle bir yanağına tokat vurulduğu zaman öbür yanağını çeviren bir ülke değil. Türkiye artık inandığı yolda başarılı bir şekilde yürüyor. Yani Türkiye eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide, gıda-tarımda, bütün altyapı-üstyapı yatırımlarında çok ciddi bir medeniyet yarışında performans yakaladı. Tabii bunu hazmedemiyorlar, sıkıntı burada. Şimdi bu yeni sistemle çok daha hızlı yürüyecek bir sürecin içindeyiz." diye konuştu.

"TÜRKİYE'Yİ 54 YIL AB KAPISINDA BEKLETENLERİN DEMOKRATLIĞI OLMAZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa ülkelerinin halk oylaması sürecinde adeta Türkiye'ye savaş açtığını vurguladı. Buna ilişkin bazı olaylardan örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Düşünün, İsviçre Parlamentosunun önünde Erdoğan'ın pankartı, şakağına silahı dayamışlar, 'Erdoğan'ı öldürün.' Bunu bir ülkenin cumhurbaşkanına karşı bir ülkenin parlamentosunun önünde polis koruması altında yapmak mümkün mü? Hangi ülkeye karşı böyle bir şey yapılabilir? Aynı şey Almanya'da, Avusturya'da, Belçika'da, İsveç'te oldu, hepsinde de bunları yaptılar. Tahammülleri yok. Şu anda çılgına dönmüş vaziyetteler, onlar başka şey bekliyorlardı. Almanya'da 'evet' oylarının bu denli yüksek çıkışı bunları çıldırttı. Aynı şey Avusturya'da, Hollanda'da yaşandı. 'Evet' oylarının yüksek çıkması bunları rahatsız ediyor. Çünkü bizzat milletvekilleriyle beraber 'hayır' kampanyaları yaptılar.

Bu yaptıklarına 'faşist bir baskı' veya 'Nazizm' denmesinden çok rahatsız oluyorlar. Bittiğini zannediyordum ancak hala uygulamaları var. Neden rahatsız oluyorlar? Yapmayın bu uygulamaları. Bizde bir söz var; 'Yarası olan gocunur.' Yani gerçekten eğer böyle bir baskı yoksa faşist veya Nazi böyle bir baskı yoksa hiç rahatsız olmayın. Gerçekten böyle bir baskı yoksa rahatsız olunmaması gerekir. Bizim bir sözümüz daha var bilirsiniz; 'Abdestinden şüphen yoksa namazından şüphen olmasın.' Şimdi biz onlara diyoruz ki demokrat olun, demokrat olduğunuz sürece bir sorun yok ama Türkiye'yi 54 yıl Avrupa Birliğinin (AB) kapısında bekletenlerin demokrat olma diye bir şeyi olamaz ve bize bunlar çok yalan söylediler, hala da yalan söylemeye devam ediyorlar. İşte 3 milyon mülteciyi Türkiye'de kim besliyor? Biz besliyoruz. Bunlar Avrupa ülkelerine gidebilirdi."

"AB'NİN VAATLERİ VE MÜLTECİLER KONUSU"

Erdoğan, bir soru üzerine mültecilere Avrupa kapılarının açılması ihtimalini de değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa ile ilişkilerin düzelme yoluna girmesini temenni ettiklerini ancak onların, kapılarını kapattığı sürece böyle bir düzelme olmayacağını dile getirdi.

Avrupa'nın bu noktada kendi durumlarını gözden geçirmesi, "Biz burada yanlış yaptık." demesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Demiyorlarsa biz tabii ne yapacağız? 54 sene bekledik, bir 54 daha mı bekleyeceğiz? Kendimize başka çıkış yolları arayacağız." açıklamasını yaptı.

Türkiye ile Avrupa ülkelerinin çoğunun NATO çatısı altında bir arada olduğunu anımsatan Erdoğan, bu birlikteliğin AB'de de olabileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çok basit bir örnek; Vatikan, AB üyesi mi? Değil. Peki AB üyesi ülkelerin Vatikan'a giderek Papa'nın vaaz ve nasihatini dinlemesini siz nasıl değerlendirirsiniz? Yani 28 tane ülkenin orada ne işi var? Bunların içinde Ortodoks, Protestan, ateist var, ne işi var bunların orada? Vaaz ve nasihat dinliyorlar. Çünkü bakıyorum hepsi tek millet." değerlendirmesinde bulundu.

"KAVMİYETÇİLİK BİZİM İÇİN BİR DİN OLAMAZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslümanlar arasındaki bağlayıcı unsurun kavmiyetçilik değil din olduğuna dikkati çekti.

"Kavmiyetçilik bizim için bir din olamaz, mezhepler bizim için bir din olamaz, onlar birer yorumdur." diyen Erdoğan, birilerini bunu adeta bir din haline getirdiği zaman kendilerinin de üzüntüsünü söylemek durumunda olduğunu belirtti. (AA)
ANASAYFA ve İLGİLİ HABERLER için BURAYI tıklayın

CEPHELER'deki

Gelişmeler

BAĞIMSIZLIK

Süreci

ROJAVA

Haberleri

BARZANİ

Kürdistan

TARİH

Bilinci

ANALİZLER

Ortadoğu

BİLGİ

Kültürel

BİLİM

+Teknoloji

GÖRÜŞ

Yazarlar

Ezidiler

ve Şengal

ANASAYFA

Bütün Haberler