"Türkiye’nin NATO üyesi olması Trump’ın gözünde pek de ağırlık taşımıyor"

Habertürk yazarı Soli Özel'in "Suriye, Trump ve Güvenlik" başlığıyla yayınlanan bu günkü yazısı...


Yazının ilgili kısmı şöyle:

Bir gün ABD’nin, nüvesini PYD’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) zırhlı araç verdiği haberiyle karşılaşıyor; ertesi gün Rusya, Türkiye’nin mimarları arasında olduğu Astana konferansı hakkında PYD’ye Moskova’da bilgi veriyor. Üstelik hem PYD’nin hem de Batı ülkelerinin aksine Rusya tarafından terörist olarak tanınmayan PKK’nın Rusya’da temsilcilikleri var. EŞ Şark Forum Başkanı Dr. Galip Dalay’ın altını çizdiği gibi, “Suriye krizine siyasal çözüm arayışında Türkiye ile Rusya arasındaki makas olduğu gibi duruyor”.

El Bab’da işlerin nasıl gittiği konusunda doğru dürüst bir bilgimiz yok. Sağlıklı bilgi almak için savunma konularında uzman yabancı dergilere bakıldığında ortaya çıkan tablo, net değilse bile iç açıcı da sayılmaz. Türkiye’nin işbirliği yaptığı Rus hava kuvvetlerinin bombardımanınınsa, Suriye ordusunun El Bab’a yönelik hamlesinde önünü açtığı anlaşılıyor. El Bab alınsa bile buradan PYD/SDG’nin elindeki Membiç’e gitmenin pek iyi bir fikir olmayacağını, Cumhurbaşkanı Erdoğan da ifade etti.

"NATO Üyeliğinin Trump’ın Gözünde Pek Ağırlığı Yok"

Ankara, Suriye konusunda, daha doğrusu artık tek meselesi gibi gözüken ve aslında Türk dış politikasını kilitleyen PYD konusunda ABD ile de yeniden durumu tartışmak durumunda. Henüz Trump yönetiminin yaklaşımının ne olacağı belli değil. Dalay, "Trump yönetimi bu güvenli bölgeler ile sadece mülteci akınını mı durdurmayı düşünüyor, yoksa ABD’nin Suriye’deki nüfuz alanını ve bu nüfuz alanının üzerine inşa edildiği müttefiklerini mi tahkim etmeyi tasarlıyor?" diye soruyor. Bu sorunun cevabı, ikili ilişkilerin Trump döneminde alacağı şekli de belirleyecek.

Eğer Türkiye-ABD ilişkilerindeki gerginlik PYD nedeniyle sürecek olursa işler zorlaşacaktır. Obama yönetimine yüklenmek bir bedel ödetmedi. Buna karşılık Trump’un tarzının hiç de alttan almaya müsait olmadığı anlaşılıyor. Bu yönetimle ilişkiyi iyi tasarlayarak, dili iyi ayarlayarak kurgulamak gerekecek.

Zira Türkiye’nin bugüne kadarki en önemli kozlarından biri, yani NATO üyesi olması Trump indinde pek de ağırlık taşımıyor. Bilindiği gibi kendisi NATO’nun miadını doldurduğu kanısında.

Ankara’nın, ABD ile ilişkilerin yeni dönemde nasıl şekilleneceğini düşünürken, bu parametreler içinde yeni bir yaklaşım benimsemesi herhalde gerekecektir.

ANASAYFA ve İLGİLİ HABERLER için BURAYI tıklayın

CEPHELER'deki

Gelişmeler

BAĞIMSIZLIK

Süreci

ROJAVA

Haberleri

BARZANİ

Kürdistan

TARİH

Bilinci

ANALİZLER

Ortadoğu

BİLGİ

Kültürel

BİLİM

+Teknoloji

GÖRÜŞ

Yazarlar

Ezidiler

ve Şengal

ANASAYFA

Bütün Haberler