"Türkiye, ABD ile Rusya arasında raks edeyim derken..."

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Ceyda Karan, Türkiye'nin Suriye'de ABD ile Rusya arasında yürüttüğü siyasete ilişkin bir takım değerlendirmelerde bulundu. 


Ceyda Karan'ın "ABD ve Rusya ile El Bab raksı" başlıklı yazısında ilgili kısım şöyle:

"...Rusya’nın Erdoğan’ın arzularındaki yeri de ayrı soru. Moskova ilk yanıtı zaten Rus uçağının vurulmasının yıldönümünde vermişti. Erdoğan’ın Trump/Pompeo teması vesilesiyle "tekrarladılar". Önce Rus yetkililerin ağzından "PKK ve YPG’yi terörist görmüyoruz" ve "Suriye Kürtleri masada olmak zorunda" beyanları geldi.

Yine "güvenli bölge" itirazı eşliğinde "Fırat Kalkanı’nın ancak Suriye’nin onayıyla yürür" denildi. Ardından Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, Suriye hükümetiyle Kürtler arasındaki müzakerelere aracılık ettiklerini vurguladı.

Bu retoriği TSK’nin Rusya Hava Kuvvetleri tarafından vurulması izledi. Moskova; "kaza ile oldu" diyerek ilk atılan TSK’yi doğrular pozisyona geçmekle kalmadı, salt "başsağlığı" belirtmekle yetinilen bir açıklama eşliğinde "koordinasyon eksikliği" vurgusuyla üste çıktı.

Böylece TSK’yi yeni bir beyanat ile "Askerlerimiz 10 gündür aynı yerdeydi, Rusya koordinatları biliyordu" demek zorunda bıraktılar.

Maalesef ortaya Türkiye için "onur kırıcı" bir tablo çıkarken, bu toz dumanda Rusya Savunma Bakanlığı soğukkanlı bir başka adımla "El Bab’da Suriye ordusu Türkiye’yle üzerinde anlaşılan sınır hattına ulaştı" diyerek noktayı koydu.

Yanılgıya düşmeyin. Suriye’de askeri el üstünlüğü olan Rusya da Türkiye gibi Trump’ın ne yapacağına bakıyor. Ankara’yı kendi planları içinde "tutarken", Moskova da "zamana oynuyor".

 Sorun şu ki elindeki kozlar, Ankara’nınkilerden sağlam ve Suriye ile sınırlı değil. Kürtler ABD ile ortak payda. Kıssadan hisse, ABD ile Rusya arasında raks edeceğim derken tost olmak da var.