"Trump, her iki taraf üzerindeki nüfuzunu kullanarak Barış Süreci'ne el atabilir"

Diken yazarı Amberin Zaman, Rojava, Trump ve Türkiye'ye ilişkin yaptığı değerlendirmelerini kaleme aldığı yazısında önemli konulara değindi.


Amberin Zaman'ın "Trump, Rojava ve Nisan Tılsımı" başlığıyla yayınlanan yazısının bir kısmı şöyle:

...Peki tüm bu çelişkilere rağmen Kürtler ABD ile işbirliğini sürdürecek mi? Öyle görünüyor. Çünkü Washington ile ilişkilerini siyasi boyuta taşımak istiyorlar. ABD’nin Rojava’daki askeri varlığını Esad rejimi ve Türkiye’ye ye karşı en güçlü garanti olarak görüyorlar. Ve fiili durumun bir şekilde Irak Kürdistanı’na benzer bir seyre evrilmesini umanların, hatta Rojava’nın bir gün Irak Kürdistanı’yla birleşmesini hayal edenlerin sayısı az değil. Esas mesele Afrin’in ne olacağı, çünkü Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi YPG’nin kantonları birleştirme planlarını alt üst etti. Afrin izole durumda.

Bir de Trump’ın Rakka sonrası ne yapacağı meçhul. IŞİD halledildikten sonra ABD sahayı tümüyle Rusya’ya terk edebilir. Tam tersine, Kürt bölgesindeki askeri ve sivil varlığını genişleterek sürdürebilir de. Yönetim içerisindeki kalma taraftarları işlerin Rakka’yı ele geçirmekle bitmediğini, orada bir de ABD’nin gözetiminde yeni bir idarenin oluşması gerektiğini savunuyor. Daha şimdiden Rakka için öngörülen model benzer şekilde nüfusunun çoğunluğu Araplardan oluşan Menbiç ve Tel Abyad’da uygulamaya sokuldu bile. Bu projede danışmanlık yapan ABD’li sivillerin Rojava’da bulunduğu dillendiriliyor.

Öte yandan ABD, askerlerini çekmeyerek Kürtler ile Türkiye arasında tampon görevi de üstlenmiş olur. Her iki taraf üzerindeki nüfuzunu kullanarak barış sürecine de el atabilir. Kaynaklarımız tüm bu ihtimallerin masada olduğunu söylüyor.

Türkiye’ye gelince… El Bab’da bu kadar zorlanan Türkiye Trump’ı da karşısına alacak ve Rakka operasyonunu sekteye uğratacak şekilde gerçekten Suriyeli Kürtlere yönelik topyekun savaş açmayı göze alır mı?

ABD’nin ‘PKK ve YPG farklı’ savı Ankara’yı çıldırtsa da Blinken’ın işaret ettiği üzere Washington’ın YPG’ye yardım etmesi kadar terör listesinde bulundurduğu PKK’ye karşı her türlü mücadele için imkan tanıyor. Üstelik Ankara, İran’a karşı şahince tutum sergileyen Trump’ı, PKK ile İran işbirliği iddiaları konusunda ikna edebilir.

Dolayısıyla Ankara, PKK ve YPG ayrı formülüne yeniden fit olabilir. ‘Yeniden’ diyorum çünkü Süleyman Şah operasyonu YPG ve TSK işbirliğiyle gerçekleşti. Yüzlerce yaralı YPG’li Türk devlet hastanelerinde tedavi edildi. Yani Ankara, bugün terörist dediği yapıyla 2015 yılına kadar işbirliği içerisindeydi. Ama milliyetçi oylara asılan iktidarın nisanda yapmayı öngördüğü ‘başkanlık referandumu’ndan önce Kürtlerle ilişkileri yumuşatması hiç de olası görünmüyor.

Peki Rakka’nın bir an evvel hal edilmesini isteyen Trump nisanı bekler mi? Önümüzdeki en kritik sorulardan biri de bu.

ANASAYFA ve İLGİLİ HABERLER için BURAYI tıklayın

CEPHELER'deki

Gelişmeler

BAĞIMSIZLIK

Süreci

ROJAVA

Haberleri

BARZANİ

Kürdistan

TARİH

Bilinci

ANALİZLER

Ortadoğu

BİLGİ

Kültürel

BİLİM

+Teknoloji

GÖRÜŞ

Yazarlar

Ezidiler

ve Şengal

ANASAYFA

Bütün Haberler