Devlet Bahçeli neden 'Evet' dediklerini açıkladı: Bir takım güdükler...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'partili cumhurbaşkanlığını' öngören anayasa değişikliği referandumu için "Bir takım güdükler MHP'ye saldırıyor. Niye evet diyormuşuz, size ne, size mi soracaktık? İcazeti sizden mi alacaktık. MHP lobilerin, kaymak tabakanın partisi değildir, son karar milletindir" dedi.


Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarından bazı satır başları şöyle:​

"Aramıza karamsarlık sokmaya çalışan mihraklar dün olduğu gibi bugün de vardır. Bu nedenle 48 yıldır şeytan taşladık, 48 yıldır melaneti kovaladık. İçimizden devşirilenler, dışarıdan toplananlar bu kutlu çatıyı devirmek için durmadan çalıştı. Türk'e kefen biçen kokuşmuşlar devamlı kör bir arayış içinde oldular, kirli bir fırsat kolladılar. MHP düşmanlığını diri tuttular. Göremedikleri bir gerçek vardı ki, MHP Türk tarihinin canlı, coşkulu ve cesaret dolu simgesidir.

Siyasetimizin ilkeleri 48 yıldır değişmemiştir. Ülkülerimizin omurgası 48 yıldır darbe yememiştir. Geçmişimizden koptuğumuzu utanmadan söyleyenler, kendilerinin nerede kimlerle durduğunu itiraf etmeliler. Edecek yüzleri yoksa ya önümüzden çekilecekler, ya da üzerlerine basıp geçmemizden şikayet etmeyecekler. Tozumuzda oynayanlar, bizlere yetişip önümüzü kesmek isteyenler her zaman olduğu gibi kaybetmeye mahkumdur. Bizim siyaseten ilerleriyişimizin yol haritasında akıl, şuur, denge, demokratik ve milli ahlak yer almaktadır.

Anayasa değişikliği kapsamında yaptığımız değerlendirme ve evet kararımızın ağırlık merkezinde yoğunlaşan yakın tehditler bütünüyle hakim ve belirleyicidir. Ülkem ve milletim sonra partim ve ben siyasetimizin özeti de budur. Başkaları gibi sorumsuz davranamayız. Tarihin yanlış yerinde duramayız. Aldatma ve kandırmaya heves edemeyiz. Bizim kimseye diyet borcumuz yoktu, bizden alacaklı da yoktur. Pazarlık, arka kapı siyaseti, al-ver anlaşması, siyasi menfaat beklentisi bize uzak ve yabancıdır.

TBMM'de kabul edilen anayasa değişiklik teklifi Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulmuştur. Türk milleti sandıkta kararını verecektir. Demokrasi karşıtı cephe ne yaparsa yapsın, millet damgasını vuracaktır. Bizim anayasamız da değişecektir. Demokrasi ile yönetilen her ülkenin bir anayasası vardır. Bir demokratik toplumu diğerinden ayıran özellik de milli nitelik ve kendine özgür farklarda aranmalıdır.

Bugün partimizin hiç olmadığını, 3 hilalin hiç parlamadığını düşünün.

Bize gönül vermiş arkadaşlarımızın hiç bulunmadığını varsayın ve Türkiye'nin nelere gebe olacağını, meydanı boş bulanların nasıl at koşturacaklarını da hesaba katın. Ne tuhaf ve hazindir ki, şer ve kriz ittifakı emel birliği etmiş ve anayasa değişikliği tutumumuzu eleştiriyor.

11 Ekim'den bu yana sadece bize vuruyorlar. CHP, HDP, FETÖ, PKK, DHKP-C, ÖDP, EMEP, Türkiye Komünist Partisi, cumhuriyetten geçinen fesat yuvaları, kendilerine milliyetçi diyen bir takım güdükler MHP'ye saldırıyor.

Niye evet diyormuşuz, size ne, size mi soracaktık? İcazeti sizden mi alacaktık. AKP'nin ve Cumhurbaşkanı'nın nasıl olur da peşine takılıyormuşuz. Kimsenin peşine takıldığımız yoktur, ancak Kandil ve Pensilvanya'daki yoklama kaçaklarının tepesine binip enselerinden tutacağımız günler yakındır.

Elbette aleyhimize kurulan kampanya düzeneği uzayıp gitmektedir. Herkes MHP'deki sözdeki kaynamaya yorum yapmaktadır. Kameraların karşısına geçen yarım uzmanlar, kalem yobazları partimiz hakkında hüküm verirken, partililerimizin ne yapacağını konuşmaktadır. 

Bu ne arsızlık, densizlik, ahlaksızlıktır. Anayasa değişikliğine evet diyoruz ya ağrıları, sancıları bundandır. Eğer Doğu Perinçek ve 'hayırcı' yoldaşlarıyla Recep Tayyip Erdoğan arasında bir tercih hakkımız olursa, kesinlikle ve istisnasız sayın Erdoğan'ı tercih edeceğimizi herkes bilmeli ve kafasına sokmalıdır.

Bunlar çılgına dönüp kudursalar da millet için 'evet'; devlet için 'evet'; Cumhuriyet için 'evet'; Türklüğün bekası için 'evet' diyeceğiz. MHP dünkü sözlerini çiğnememiştir.

Bu kararımızın arkasında 3 kritik dönemeç vardır. Biri 21 Ekim'de Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesidir. Bu yolu açan 367 tıkacını koyanlardır. İkinci olarak 10 Ağustos'ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimidir. Üçüncüsü olarak 15 Temmuz FETÖ terör örgütünün hain kalkışmasıdır."
ANASAYFA ve İLGİLİ HABERLER için BURAYI tıklayın

CEPHELER'deki

Gelişmeler

BAĞIMSIZLIK

Süreci

ROJAVA

Haberleri

BARZANİ

Kürdistan

TARİH

Bilinci

ANALİZLER

Ortadoğu

BİLGİ

Kültürel

BİLİM

+Teknoloji

GÖRÜŞ

Yazarlar

Ezidiler

ve Şengal

ANASAYFA

Bütün Haberler