Saadet Partisi'nden 'referandum' açıklaması: ‘Evet’ diyecek halimiz yok

TBMM’den geçen anayasa değişikliği teklifiyle ilgili açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, "Biz prensip olarak Başkanlık sistemine karşı değiliz ama herhangi bir başkanlık sistemine de ‘Evet’ diyecek halimiz yok" dedi.


Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamanoğlu'nun konuşmasından bazı satır başları şu şekilde:

"Bu kanun gündeme geldiği andan itibaren bizi bir endişe kapladı. Biz prensip olarak Başkanlık sistemine karşı değiliz ama herhangi bir başkanlık sistemine de ‘Evet’ diyecek halimiz yok.

Nasıl bir başkanlık? Demokratik bir başkanlık mı? Yoksa herkesin istediği zaman ensesinde boza pişirecek, demir yumruk olacak bir başkanlık mı? ‘Efendim bizim başkanımızın demir yumruğu yoktur’ deniyor. Şahıslara göre kanunlar çıkmaz. Yarın o gider yerine demir yumruğu olan birisi gelir. Onun için ben ilk defa bu fikirlerimi Cumhurbaşkanına ilettim. Kendisi bazı fikirler söyledi. Artık onun üzerinde duracak değilim.”

Anayasa teklifi ile ilgili eleştirilerini siyasi parti liderlerine de ilettiklerini söyleyen Temel Karamollaoğlu, şöyle devam etti:

“Kanun TBMM’ye gelince parti genel başkanlarına mektup yazarak başkanlık sisteminde nelere ehemmiyet verdiğimizi belirttim. Başkanlık sistemine geçildiği zaman şu noktalara dikkat edilmesi lazım; Şu anda başkanlık sistemine ihtiyaç yok. Çünkü başkanlık sistemi fiilen yürüyor.

Başbakan razı olduğu için yürüyor. Başbakan Cumhurbaşkanı ile uyumlu çalışıyorsa bir problem yok. İleride ne olur endişesi ile bu çıkarılıyor. Buda zihinlerde ya bir karışıklık yada diğer problemlerin üstünü örtüyor. Buda bir siyasi manevra olarak kabul edilir.”

Partili Cumhurbaşkanı'nın mahsurlu olacağını ifade eden Temel Karamollaoğlu, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Çünkü Cumhurbaşkanı halkı kucaklayacak. Başka partiden olan, ona oy vermeyen bir insan ne düşünecek? ‘Tamam bu falanca partinin Cumhurbaşkanıdır. Onların, benim değil’ diyecektir. Ülkede kimse partizanlık yapılmıyor diyebilir mi? Daniskası yapılıyor. Bugün ‘Yolsuzluk yok’ diyebilir miyiz? Hesabı sorulamıyor. Onun için cumhurbaşkanının yetkileri belli olmalıdır."