Barış Leçekleri - HÜSAMETTİN TURAN

"Laçik ve Jin" Kürtçe "laçik" kelimesinden geliyor. "Laçik" kelimesi beyaz baş örtüsüdür. Kürt halkı kavgaya tutuştuğunda, bir kadın cesaretle kavgacıların arasına girip beyaz "laçik"i başından sıyırıp kavgacıların ortasına fırlattığında, Kürt adetleri ve ahlak normları gereği o andan itibaren kavga durdurulur. Ondan sonra kavgaya devam etmek ayıptır. Kürt halk folkloründe ve toplumsal ahlaki normlar arasında bu "laçik" yani başörtüsü olayı başlı başına bir zihniyet, bir kültür, bir felsefedir. Toplumda zor anlarda ortaya çıkar. Toplumda husumet ve ya kavga durumunda Kadınlar baş örtülerini atarlar yere. Bu durum da her iki taraf da durmak zorunda. Çünkü, o baş örtü namus anlamına geliyor. Ayrıca kadının örtüsü başınıza, veya kadın dul kalırsa hali ne olur anlamına da geliyor.

Kürtlerde böyle gelenekler var. Aşiretler arası kavgalarda olsun, aileler arasındaki kavgalarda olsun, kavga istemeyen bir taraf diğer tarafa, lafını bilir bir kadın gönderir, kadın başındaki örtme, leçek her ne ise ayaklarınızın önüne sereyim der, bu kavgalar olmasın artık. Karşı taraf örtmenizi aldım başımız üzerine yeri var derse barış olur. Eğer o örtmeyi al götür kocan örtsün derse barış olmaz demektir. Aşiretler arasında bu olay gerçekleşirse olay biter. Ve bitmek zorunda.. Bu baş örtüsü hangi tur olursa olsun. Çünkü Kürtlerde, değişik yaş ve sınıf kategorilere göre başörtüsünün cinsi rengi ve ölçümleri değişir.

Kürt kültüründe kadın doğurgan, üretken ve ailede toparlayıcı olarak görüldüğü için kutsaldır. 

Kürdistan da erkeklerin anlaşamadığı durumlarda anlarda yine kadın ön plana çıkarak toparlayıcı ve ana ruhiyatının barışçı rolünü oynar. Ve böyle husumet ve kavga anlarında, aradaki husumeti bitirmek ve kavgayı durdurmak için o kutsallık rolünü oynar ve baş örtü namusumdur diyerek yere atarlar. Erkekler bu durumda o kutsallığa saygı göstererek husumete ve kavgaya son verir. Ancak; kadın bunu yapmadan önce, husumetli ve kavgalı olan her iki tarafın toplumdaki yerleri, kültür ve geleneklere olan saygılarını ölçüp biçtikten sonra böyle bir eyleme yeltenir. Çünkü; saygınlığını ve toplumdaki kutsallığını hiçleştirmek istemez. Onun için olayı gerçekleştirmeden önce hesabini iyi yapar. Ve yine, kadının bu eylemine saygı duymayan taraf kim olursa olsun toplum tarafından hoş karşılanmaz, hor görülür ve toplumda onlara olan güven de yok olur. Bunun içindir ki, kadının araya girdiği başörtüsünü araya attığı kavgalar genellikle barışmakla sonlanır. Ancak günümüzde bunun öneminin kaldığını söyleyemeyiz. Kürd kültürünün diğer öğelerindeki asimilasyon ve dejenerasyonlar, maalesef bu ”laçik” olayını da etkisi altında yok olmaya yüz tutmuş ve toplumda çok bir değeri kalmamıştır.

Yukarıda kısa bir vurgusunu yaptığım Kürt kültüründe başörtüsü çeşitleri yöreye göre, yaş gurubu, sınıf kategorisi olarak renk, büyüklük ve kumaş kalitesi olarak çok çeşitlidir. Bunlar; şarpe, temezî, şar, laçik, kefî, kofî 'dir ki yore ve sınıf katmanlarına göre kofinin üstüne ve etrafına bağlananlarda da hem renk ve hem de kumaşta farklılık var.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ İÇİN BURAYI TIKLAYIN