Türkiye'de radikalleşme tehlikesi ve IŞİD

Türkiye’de gençler arasındaki radikalleşmenin arttığına dikkat çeken uzmanlar, radikalleşme eğiliminin IŞİD'e öykünen eylemleri tetikleyebileceğinden endişe ediyor.

İstanbul Boğazı’ndaki ünlü gece klübü Reina’ya yılbaşı gecesi düzenlenen saldırı son bir buçuk yıldır terör saldırılarından bunalan Türklerin yeni bir yıla yeni umutlarla başlama hayalini de elinden almıştı.

39 kişi yaşamını yitirdiği saldırıyı IŞİD üstlenmiş ve "Türkiye'nin askeri operasyonları devam ettikçe saldırıların da süreceği"  açıklamasını yapmıştı.

Uzmanlar Türkiye'deki en son IŞİD saldırılarının IŞİD merkezi yönetimi tarafından "başarılı" bulunup propaganda malzemesi yapılmasının IŞİD’e öykünen saldırıları tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Yeni tehdit

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Bölge Çalışmaları Program Danışmanı, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve radikalleşme uzmanı Prof. Hilmi Demir Deutsche Welle'ye, yaptıkları geniş kapsamlı bir saha araştırmasında Türkiye'de gençler arasında ideolojik radikalleşmenin arttığını tespit ettiklerini söyledi. Demir IŞİD'in saldırılarına öykünen saldırılar beklenebileceği uyarısında bulundu.

"Bu tür büyük saldırılar ister istemez ideolojik radikalleşme içinde bulunan gençler açısından müthiş bir öykünme yaratıyor… İlla doğrudan IŞİD’e bağlı hücreler olmayıp ama IŞİD’in yarattığı bu cazibe ve sempati ortamında biz de onlar gibi yapabiliriz şeklinde ortaya çıkan bireysel saldırılara neden olabiliyor. İdeolojik radikalleşmiş bireylerin bu tür örgütlere öykünerek eylem yapma potansiyeli giderek artıyor. Doğrudan IŞİD hücrelerine ait olmayıp bu tür IŞİD’e öykünmüş grupların saldırıları da beklenebilir" şeklinde konuşan Demir, örgütler sosyal medya üzerinden çok rahat ve güçlü propaganda yapma imkanı bulduğu için trend yarattıklarını ve bu trendin de ideolojik radikalleşmiş gençler ve gruplar arasında etkili olduğunu söyledi.

Birgün gazetesinde terörle ilgili yazılar yazan araştırmacı gazeteci Doğu Eroğlu da Demir'in görüşlerine katılıyor. Eroğlu IŞİD tarafından planlanmış ve hayata geçirilmiş saldırılar dışında IŞİD'e öykünen saldırıların potansiyel tehlikesine dikkat çekti.

"Eğer İslam Devleti (IŞİD) bunun propagandasını yapmaya devam ederse öykünme ile olmuş eylemler de ortaya çıkacaktır. Çünkü çok ciddi anlamda İslam Devleti'nin propaganda araçlarında en büyük hedef şu anda hep Türkiye olarak görülüyor. Bir saldırının kamuoyunda aldığı tepki, başka bir saldırıya da cesaretlendirebiliyor bu öykünen saldırıları gerçekleştiren failleri" şeklinde konuştu.
"Türkiye IŞİD'in hedefinde"

Türkiye Suriye'deki savaşın etkileri nedeniyle birçok güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kaldı. TSK ve Özgür Suriye Ordusu'nun IŞİD'e karşı 24 Ağustos'ta ortaklaşa başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı ve güneydoğuda ise PKK ile mücadele devam ediyor.

Uzmanlar Türkiye'nin Suriye’de etkin bir rol oynamaya başlamasından bu yana IŞİD'in Türkiye'yi hedefe koyduğuna dikkat çekerken, radikalleşmenin Türk devleti için bir sorun olduğunu söylediler.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi'nin Türkiye ve Ortadoğu uzmanı Aaron Stein, Deutsche Welle'ye şöyle konuştu: "Dünyadaki diğer hükümetler gibi radikalleri ılımlılaştırma alanında sorun yaşıyorlar. Bu PKK için de geçerli. Türk hükümetindeki aklı başında ve mantıklı düşünen ve terörle mücadeleyle uğraşanlar size hem solda PKK ile hem de sağda İslam Devleti ile radikalizmle mücadelede zorlandıklarını anlatacaklardır. Bunu yapacak ortak planlanmış bir çabaları yok."

Son dönemde dünya çapında da yaşanan saldırılarda IŞİD'den ilham alan saldırganlar konusu tartışılmaya başlandı. Fransa'nın sahil kenti Nice'te kamyonla düzenlenen saldırının IŞİD’ten ilham alarak gerçekleştirildiği tartışılmıştı.

Türkiye'deki durum ile ilgili bir İçişleri Bakanlığı yetkilisi, "Türkiye'de terör öncelikli tehdit ve bu tehdide karşı devletin tüm kurum ve kuruluşları seferber olmuş durumda. Tehdit kaynağının PKK ve IŞİD olduğu açık. Bu tehdidi yok etmek için halkımıza da gerekli uyarılar düzenli olarak yapılıyor. Terörle mücadeleden taviz verilmeyeceğini her fırsatta söyledik, söylemeyi de sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.
IŞİD ile savaş

Risk araştırma şirketi Verisk Maplecroft Direktörü Anthony Skinner Deutsche Welle'ye "Türk hükümeti ve IŞİD açık bir şekilde savaş halindeler. Ancak şunu söyleyebilirim ki IŞİD’in Türkiye’ye saldırıda bulunmasını tetikleyen motivasyonunda Türk ordusunun kuzey Suriye’de başlattığı saldırı ve özellikle El Bab operasyonunun rolü azımsanmayacak derecededir,” şeklinde konuştu.
Skinner “Suriye’deki dinamikler nedeniyle IŞİD’in yarattığı risk şiddetli bir şekilde devam edecek” dedi ancak Türkiye'nin güvenlik duvarı gibi tedbirlerle IŞİD'lilerin sınırdan geçişini zorlaştırdığının altını çizdi.

IŞİD Türkiye'de daha önce de saldırılar düzenlemişti. Geçen yıl ocak ayında Sultanahmet Meydanı'ndan bir karakola düzenlenen saldırıyı IŞİD üstlenmişti. Haziranda İstanbul Atatürk Havalimanı'na düzenlenen intihar saldırısından da Türk güvenlik birimleri IŞİD'i sorumlu tutmuştu.
Atlantik Konseyi'nin Türkiye ve Ortadoğu uzmanı Stein, Türk hükümetinin IŞİD’le ancak 2015 yılının başından beri kararlı bir şekilde mücadele etmeye başladığını söyledi.

“2012-2014 yılları arasında devletin bütün kaynaklarının IŞİD ile mücadele, özellikle de kaçakçılık ağı, için kullanılmadığını söyleyebilirim. (IŞİD'in) Uyguladığı şiddet Türkiye’nin içini değil Suriye’nin içini hedef aldığı müddetçe müsamaha gösteren bir siyaset izlendiği görülüyor.”
Saldırılar artacak mı?

Hürriyet gazetesinde 18 Ocak'ta yer alan bir haberde Irak’ın Ankara Büyükelçisi Hişam El-Alevi, binlerce IŞİD'linin Türkiye'ye geçtiğini, bir kısmının da geçmeye çalıştığı yönündeki bilgiyi Türk yetkililere ilettiklerini açıkladığı bildirildi.

TEPAV uzmanı Prof. Hilmi Demir, Türkiye'ye saldırı riskinin giderek arttığını söyledi.
Demir "5 yıl çok ciddi bir risk dönemi var Türkiye açısından. Bu tür örgütlerin eylemleri artarak devam edecek” dedi.

Türk güvenlik güçleri artan saldırılar neticesinde IŞİD’e yönelik operasyonlara hız verdi. Ancak uzmanlar Türk güvenlik güçlerinin terörle mücadelede birçok grubun oluşturduğu tehditle mücadele ettiğini ve bu nedenle de gerildiğinin altını çizdiler. Atlantik Konseyi'nin Türkiye ve Ortadoğu uzmanı Stein ise Türkiye'de bir terör saldırısı yapmak için gerekli malzemeyi temin etmenin çok kolay olduğunu ve saldırılarda artış beklediğini söyledi.

"Sadece İstanbul'da hemen 50 tane farklı hedefi sayabilirim. Polis her zaman her yerde olamaz. Türk medyasının iddialarına rağmen, IED (geliştirilmiş infilak aygıtı) yapmak çok kolay, malzemelere erişim çok kolay, karaborsadan AK (kalaşnikof makineli tüfek) bulmak çok kolay. Yani Türkiye'de terör saldırısı düzenlemek için gerekli bütün malzemeye erişim çok kolay” dedi.
(Seda Sezer Bilen / Deutsche Welle)