Başkan Barzani'nin Tarihi Rojava Girişimleri Ortaya Çıktı!

Kurdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani, 2013 yılındaki bir konferansta yaptığı ve bugünlere ışık tutan bir konuşmasında Batı Kurdistan Kürtlerinin uluslararası bir statü kazanmaları için yaptıkları tüm girişimleri ortaya çıktı. Arşivlerden çıkan bilgilere göre Başkan Barzani ABD, Avrupa ve Rusya'yı Suriye'de bir Kürdistan Bölgesi için ikna etmiş, ancak PYD'nin yanlış politikası buna engel oldu.
Kurdistan Bölgesi’nin başkenti Hewler’de 2013 yılında gerçekleştirilen bir konferansta yaptığı konuşmada, Batı Kurdistan Kürtlerinin statü kazanmaları için gerçekleştirdikleri diplomatik girişimlerden bahseden Başkan Mesud Barzani, ancak tüm bu çabalarının onlar (PYD) tarafından komplo olarak tanımlandığı siteminde bulundu.

Bugün yaşanan sürece ışık tutabilecek önemli tespitleri 3 yıl öncesine ait konferansta dile getiren Başkan Barzani, konuşmasında Batı Kurdistan Kürtlerine sadece birliklerini sağlamaları koşuluyla her türlü desteği sunacağını açıkça ifade ediyor.

2011 yılının sonlarında Batı Kurdistan Kürtlerinin önde gelen şahsiyetleri ile partilerinin katıldığı bir toplantıda çok büyük bir fırsata sahip olduklarını, ancak bu fırsatın gözlerini kör etmemesi gerektiğini söylediğini dile getiren Başkan Barzani, yanlış kararlar vermemeleri konusunda uyarıda bulunduğunu belirtiyor.

Toplantıya katılanlara yarınların neler getireceğini kimsenin bilemeyeceğini vurguladığını söyleyen Başkan Barzani Batı Kurdistan topraklarının coğrafik olarak bütün olmadığı ve aralarında boşluklar bulunduğu, yine topraklarının bir savaşta rahatlıkla savunulabilecek nitelikte olmadığı ve henüz yeterli tecrübeye sahip olmadıkları nedeniyle Rojava’nın tüm unsurlarını temsil edecek ortak bir hareket oluşturmaları önerisinde bulunuyor.

Rojava Kürtlerinin birlik olmaları halinde kendilerinin tüm gücüyle onları destekleyeceklerini söylediğini belirten Başkan Barzani, bu toplantıda dile getirdikleri düşüncelere iki gücün muhalefet ettiğine dikkat çekiyor ve birinin MHP, diğerinin ise PYD olduğunu vurguluyor.

Bu toplantının ardından 2012 yılının 11 Temmuz’unda yine bir araya geldiklerini ve bir dizi toplantılar gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Barzani, sonuçta birlik içinde Kurdistan Ulusal Kongresi kararının alındığını hatırlatıyor.

Bu toplantılarda birlikten duyduğu mutluluğu ifade ettiğini ve onlara, eğer herhangi bir şeye ihtiyaç duymaları halinde dış ülkelere gidip te yardım talebinde bulunmamalarını, ihtiyaç duydukları ne olursa olsun kendisine gelmeleri halinde tüm ihtiyaçlarının karşılanacağı taahhüdünde bulunduğunu dile getiriyor.

Kendileri, uluslararası arenada Kürtlerin rejimle birlikte hareket etmediğini dile getirirken, Rojava Kürtlerinin Esad rejimini tercih ettiği eleştirisinde bulunan Başkan Barzani, Kurdistan bayrağı Ala Rengîn’i ve hatta kendi bayraklarını dahi indirdiklerini yerine Beşar Esad ile Abdullah Öcalan’ın resimlerini astıklarını dile getiriyor.

Başkan Mesud Barzani sitemkar ve hayal kırıklığı dolu konuşmasının devamında şu düşünceleri dile getiriyor:

Güvenlik Konseyi’nin kararıyla Suriye’ye ambargo uygulanıyordu. Binbir emekle, ambargo kararını ihlal etmeden onlara bir çıkış kapısı açmak istedik. Siz gelebilirsiniz dedik, burada göçmen değilsiniz dedik, burası sizin kendi vatanınızdır dedik. Eğer yaşam koşullarınızdan dolayı buraya gelmek istiyorsanız, bunu yapmayın. Biz size orada yardım ederiz. Yerinizde kalın, yurdunuzu terk etmeyin. Ancak savaş kapınıza dayanır ve bombalanır da terketmek zorunda kalırsanız o zaman durum değişir.

Biz onlara uluslararası bir tanınma ve destek için mücadele ettik. Moskova’da Putin, Washington’da Obama ve Paris’te Hollande ile görüştük. Hepsi de söz verdiler: “Tamam, Kürtlere yardım edeceğiz.” dediler. Ancak Suriye’nin toprak bütünlüğü içinde olmasını istediler. Biz o mazlumların Suriye’de kimliklerinin olmadığını, yurttaş bile olamadıklarını vurguladık. Eğer onların Suriye muhalefeti içinde yer almasını istiyorlarsa, muhalefetin de onlar için adım atması gerektiğini dile getirdik.

Çok az kalmıştı. Onlar için uluslararası bir statü oluşacaktı. Putin ile, Obama ile, Hollande ile, hatta her kesimle onlar için konuştuk, teşvik ettik, onlara bir statü verilmesi için onlardan yardım istedik.

Onlar ise “bize komplo kuruyorlar” dediler. Herkese Kürtlerin rejimin yanında olmadığını, rejimle birlikte hareket etmediğini, rejimin bir parçası olmadığını anlatmaya çalışıyorduk.

Şimdi ise rejim onların bulunduğu bölgelere dayandı. Bugün onlar Beşar Esad ile Abdullah Öcalan’ın resimlerini astılar. Kurdistan bayrağını (Ala Rengîn) yasakladılar. Hatta kendi bayraklarını dahi indirerek, yerine Suriye bayrağını göndere çektiler.

Şimdi bütün münasebetlerde şunu haykırmak gerek: Kurd ve Kurdistan’ın şehitlerinin temiz ruhuna bin selam olsun!

"Güvenlik Konseyi’nin kararıyla Suriye’ye ambargo uygulanıyordu. Binbir emekle, ambargo kararını ihlal etmeden onlara bir çıkış kapısı açmak istedik. Siz gelebilirsiniz dedik, burada göçmen değilsiniz dedik, burası sizin kendi vatanınızdır dedik. Eğer yaşam koşullarınızdan dolayı buraya gelmek istiyorsanız, bunu yapmayın. Biz size orada yardım ederiz. Yerinizde kalın, yurdunuzu terk etmeyin. Ancak savaş kapınıza dayanır ve bombalanır da terketmek zorunda kalırsanız o zaman durum değişir.

Biz onlara uluslararası bir tanınma ve destek için mücadele ettik. Moskova’da Putin, Washington’da Obama ve Paris’te Hollande ile görüştük. Hepsi de söz verdiler: “Tamam, Kürtlere yardım edeceğiz.” dediler. Ancak Suriye’nin toprak bütünlüğü içinde olmasını istediler. Biz o mazlumların Suriye’de kimliklerinin olmadığını, yurttaş bile olamadıklarını vurguladık. Eğer onların Suriye muhalefeti içinde yer almasını istiyorlarsa, muhalefetin de onlar için adım atması gerektiğini dile getirdik.

Çok az kalmıştı. Onlar için uluslararası bir statü oluşacaktı. Putin ile, Obama ile, Hollande ile, hatta her kesimle onlar için konuştuk, teşvik ettik, onlara bir statü verilmesi için onlardan yardım istedik.

Onlar ise “bize komplo kuruyorlar” dediler. Herkese Kürtlerin rejimin yanında olmadığını, rejimle birlikte hareket etmediğini, rejimin bir parçası olmadığını anlatmaya çalışıyorduk.

Şimdi ise rejim onların bulunduğu bölgelere dayandı. Bugün onlar Beşar Esad ile Abdullah Öcalan’ın resimlerini astılar. Kurdistan bayrağını (Ala Rengîn) yasakladılar. Hatta kendi bayraklarını dahi indirerek, yerine Suriye bayrağını göndere çektiler.

Şimdi bütün münasebetlerde şunu haykırmak gerek: Kurd ve Kurdistan’ın şehitlerinin temiz ruhuna bin selam olsun!" (Nerinazad.net)