ALİ AWNİ: Kürtler için günümüz derin siyasetini anlama rehberi ve gizli anlaşmalar

Ali Awni (KDP'li Yönetici, Başkanlık Meclisi Üyesi) / ZERnews.com

"Sorunumuz halkların kardeşliğidir, demokratikleştirme meselesi, otonomi, karton, kanton sorunudur" diyen kardeşlerimize biz de "Sorunumuz bunlar değildir" diyoruz.

Kürtlerin meselesi, sorunu Kürdistan toprağıdır! Coğrafyasıdır, sınırıdır! Sorunumuz o şeyler değildir. İşte Atatürk bizi bunlarla kandırdı. Irak'ın kandırmacaları bunlardı işte!

Irak lideri Melik Gazi öldürüldüğünde babam ile dedem anlatırdı halkımız, "İslam lideri öldürüldü" demişti. Taziyelerini iletmişlerdi. Nerden bizim liderimiz oluyor? Irak Sahte bir ülke... Tarihte hiç bir zaman Musul ve Basra vilayetleri'nin adı Irak olmamıştı, yalandır! Rusya, Fransa ve Britanya'nın jeopolitik çıkarları için bu ülke kuruldu. İrademiz dışında! Buradaki halklar razı mı, değil mi!? Umurlarında olmadı. Sadece çıkarları söz konusuydu.

Şimdi dini, mezhebi ve milli projeler gündemde. İşte Güney Sudan ve Balkan örnekleri...

Biz de o hevallere diyoruz ki; Sorunumuz coğrafya, sınır, toprak sorunudur. Kürdistan halkının Kürt toprağındaki egemenliğidir. Sonra eğer Irak ArabistanKürdistan Devleti ile birlik kurmak isterse, o zaman Çekoslovakya gibi birlik oluruz. Sonra da istediğimiz zaman ayrılabilelim... Demokrasi ipiyle kuyuya inmememiz lazım. Demokrasi kendi içimizde iyidir. Ama bizler ile Araplar arasında, biz hiç bir zaman gerekli oyu alamayız. Demokrasiye bağlamak olmaz...

Net görülüyor ki artık Sykes-Picot sınırları, daha tutunmaz. Yemen, Irak, Suriye bir daha toparlanamaz. Sıra Türkiye ve İran'a gelecek. Tek fark zamanlamadır. Gerisi gelecek...
Sistemleri öyle cahilane, öyle faşist, öyle geri ki ya Irak gibi olacaklar ya da saygın bir şekilde kendilerine çeki düzen verecekler.


Demokratikleşme, yurttaşlık, özerklik, karton ve kantonları ile bizi bağlamak isteyen kardeşlerimize diyoruz ki; Buyrun Irak Cumhurbaşkanı Kürt, Maliye Bakanı Kürt, Genel Kurmay Başkanı Kürt, Dışişleri Bakanı Kürt, Filan Bakanlığı Kürt... Eski Irak meliki ile yaşadığımız tüm o sorunları, Eylül Devrimi (1961), Barzanilerin İran ardından Rusya'ya gidip dönmesi... Melik ile yaşadığımız tüm o sorunları, bugün Maliki ve Abadi ile var, daha da olacaktır. (Demokrasi ile yani oy çokluğu esasında kurulan) Irak sitemi bundan öte cevap veremez.

Bağdat'a giden ekibimizin dürüstlük ve siyasi dehalarından hiç şüpheniz olmasın. Mam Celal, Dr. Roj, Hoşr Zebari... Bizden kim orada olsaydı başaramazdı.

Derdimiz Bağdat'ı demokratikleştirme değildir coğrafi hukukumuzu farz kılmamızdır. Meydanımız burasıdır (Kürdistan). Devlet Kurma' sorunu sadece siyasi bir mesele değildir.

Kürtlerin derdi özgürlük, egemenlik, onur, bağımsızlıktır. Başkentlerden büyük bütçeler almak, vezir, mezir bulundurmak ve bunlar üzerinden övünmek değil!

Irak, İran, Suriye, Osmanlı.. tüm bu devletlerde Kürt vezirsiz hiç olunmadı. Osmanlılarda Kürtler Sadrazam bile oldu. Irak Melik yardımcısı Kürttü, Suriye, İran'da da aynı durum... Şimdi Azerbaycan lideri İlham Aliyev Kürt'tür. Ama bana ne!? Biz Kürt ulusu için ne yapıyor!? Erdoğan'ın vezirlerinin yarısı Kürttür, Kürtçe konuşabiliyorlar mı? Kürtler için ne yapabiliyorlar!? Saddam Hüseyin'in Yardımcısı Taha Cizrawi Kürt'tü. Köyüne el koydular "Ama ben senin vezirinim bari köyüme dokunma, diğerlerine, ne yaparsan yap" bile diyemedi...

Yani ne! 20 Bakan'ımız olsa neye yarar! İsteseler de Irak, İran, Türkiye, Suriye sistemleri buna el vermez... Vezir falan olmuşsun ama bana ne! Elime ne geçecek sen Bakan olursan? Ulusal olarak diyorum... Evet sen kocaman bir maaş alıyorsun, zengin oluyorsun... falan, belki sana faydası var. Ama bana (ulusuma) yok.. Aslında senin için de iyi değil!!!

Bakınız konu uzmanı doktor Lozan'dan, Şerif Paşa'dan bahsetti... İşte tarih bizi böyle yargılayacak. Bugün Kürdistan Devlet istemek ile karşı olmak böyle tarihe yazılacak. Hepimiz Tarih sayfalarına 2 kapıdan gireceğiz! Kirli bir kapı var, bir de temiz sayfa... Şimdiki nesiller değil, gelecek nesiller yazacak Nasıl ki biz Bedirhan Bey, Şerif Paşa'nın kritiğini yapıyorsak. Türklerin bizim adımıza lozana götürüp, Türklerle kardeşiz, devlet istemiyoruz Misak-Milli'yi imzalarız diyenleri yargılıyorsak.. İşte aynen böyle bir gün gelecek nesiller bizden bahsedecekler, "İşte bunlar Bağımsız Kürdistan istedi, bunlar da otonomi dedi" diyecekler...

Şimdi olanlar okunup anlaşılacak bir bildiri değil ki! Bakınız Sykes-Picot Anlaşması, sadece bu kadar değildi. Dr. benden daha çok okumuş, onun alanı ama... Aslında gizli bir anlaşmaydı! Sovyetler kurulduğunda Komizm geldi. Kominizm esasında istismara karşıydı. Lenin de Fransa, Britanya ve Rus Kralı'na "İşte sizin anlaşma metniniz, siz nasıl da halkın mal ve mülkünü çalıyorsunuz, siz milletlerin toprağını bölüyorsunuz" diyerek ortaya attı... İşte o zaman böyle gizli bir anlaşmanın olduğu ortaya çıktı.

(Bugün plananlar) öyle bir bildiri değil, okuyup anlayacağımız. Veya kendince bir reçete yazıp gelip o ilaçları alacaksın... Sykes-Picot anlaşması direnen, ısrar eden milletler üzerinde uygulanmadı. Mecburen taviz verdiler bazı yerlerde. Bazı Kürtlerimiz kalkıp "Valla babam falan ülkenin dışişleri bakanı Kürt devletine karşıyız demiş" diyor. Zaten bütün dünya bize karşıydı biz devrim yaparken! İşte bu Amerika, İngiltere Irak'ın yanındaydı, Sovyet tüm devletler bize karşıydı ve devrim yaptık! Biz bu dünyanın onay vermesine bakmadık, yolumuzu katetmeye baktık.

Bir Dışişleri Bakanı, Basın sözcüsü, Büyükelçi her açıklama yaptığında geri adım atmak olmaz! Tüm dünya bize karşı olsa da biz devletimizi istiyoruz! Sen de bu ruh olmalı. Dünya devleri Fransa, İngiltere, Zamanın Rusya'sını geri adım atmaya mecbur edip haklarını alan milletler gibi biz de mecbur etmeliyiz!

Evet ne mutlu ki, artık Kürtler siyaset uzmanı, kararların alındığı mutfağı, nasılını biliyor. Eskisi gibi değil artık. İyi biliyorum ki Kürtler uluslararası arenada oyunlarını iyi oynadılar, başarılı bir siyaset yaptılar... Uluslararası düzeyde başarılıyız... Fakat kendi içimizde maalesef halen eski aşiret, ağa çekişmeleri dönemindeyiz. Bu ağa bunu sevmiyor bu aşiret şuna karşı.... Bu sorunlarımızın bizim milletimize hiç faydasıyla hiç bir alakası yok!

Bir gün "Ahlak tehlikede gelin otel / masaj salonlarını yakalım!" diyorlar. Birgün "Başkanlık sistemini değiştirmek gerek, gidip parti yöneticilerini yakalım" diyorlar... Biz bağımsızlığa yaklaştıkça, bozgunculuk, yıkma bahaneleri artacaktır! Kürdistan Bağımsızlık ilanı eğlence, düğün ve halay başı çekmekle olmayacak. Ambargo olacak, yıkmak isteyecekler...

İçten engellememeleri durumunda dışardan üzerimize saldırılar gelebilir. Bu ihtimal aşılmış olasa da olabilir... Halkımızın aç bırakılması bu gelen saldırılardan sadece bir parçası... İran İstihbarat Bakanlığı Barzani'nin yanına keyfinden gelmedi. Çünkü biliyorlar ki oyun onların elinden çıktı...

"Kürtler devlet kurarsa kıyamet kopar" demişlerdi. Vay inşallah kıyamet kopar! Eğer yaşamınız, yokluğum üzerindeyse, siz de yok olmalısınız. Ya da biz de tüm milletler gibi başı dik yaşamalıyız...

Bu millet 100 yıldır kurban veriyor, şimdi kalkıp yeniden Bağdat ile Tahran'ın demokratikleşmesine vermez. Sykes-Picot düzeninin modeli geçti, Ortadoğu'da yeni bir model dizayn ediliyor. Kürdistan'ı istila edenlerin en az zararla, selametle yakasını kurtarmasının en iyi yolu ise konfederal siteme geçmeleridir. Yoksa paramparça olacaklar... Türk, Irak, İran devletleri... Bu ihanetse ben en büyük hainim. Biz hakkımızı, kendi toprağımızı talep ediyoruz. Kimsenin toprağını istila etmedik... Misafir değiliz. Azınlık da değiliz. Hicretle gelmedik. Kimyasal silahtan, soykırımdan kaçarak buraya gelmedik. Burası bizim toprağımız. Kürdistan istilacıları hain diye saldırdıkları zaman mutlu olmamız lazım. Böylece doğru bir siyaset izlediğimizi anlamalıyız. Biz de (KDP olarak) Kürt milleti devletten daha azına rıza göstermemeli diyoruz. Tek ilacımız devlettir, diğer seçenekler narkozdur.

Geçen defa bu millet kandırıldı. İslam'ın kurma sürecine... Demokratik Türkiye'yi kurma sürecine katıldık... Şahinşah (İran) Medeni Devleti'nin kurulması sürecine katıldık... Hiç birisinin bize hayrı dokunmadı..

Şimdi vakit geldi. Kendi keyiflerinden varlığımızı kabul etmiyorlar, bize saygı göstermiyorlar... Türklerin, Arapların, Farsların kölesi olmuşmuşuz... Biz sadece milletimizin kölesiyiz. İş dışında başka ilişkimiz yok. İran kapıyı açarsa oradan iş yaparız, Türkiye açarsa da ordan yaparız. Çünkü başka nefes borusu yok...

Vatan bu masa değil ki, komşumdan memnun değilim deyip, ülkemi kaldırıp Finlandiya'nın yanına taşıyayım. Keşke Kürdistan'ı kaldırıp, İsviçre, İsveç ve Finlandıya'nın yanına taşıyabilseydik. Keşke yapabilseydik...

Şimdilik tek yol, Arap, Türk, Fars kardeşlerimizle komşu olmak mecburi. Badem gözlü Arap kardeşlerimizle 2 muhterem komşu olmamız tek yol... Nasıl ki Çek ve Slovak'lar barışçıl ve sagın bir şekilde ayrıldılarsa. Keşke bunu yapabilsek. Çok teşekkür ederim!

Ali Awni (KDP'li Yönetici, Başkanlık Meclisi Üyesi) / ZERnews.com

Tercüme:
Bedel Boseli
Kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.

 Video: Ali Awni Cephe'de Peşmerge'ye milli ruh aşılıyor:
ANASAYFA ve İLGİLİ HABERLER için BURAYI tıklayın

CEPHELER'deki

Gelişmeler

BAĞIMSIZLIK

Süreci

ROJAVA

Haberleri

BARZANİ

Kürdistan

TARİH

Bilinci

ANALİZLER

Ortadoğu

BİLGİ

Kültürel

BİLİM

+Teknoloji

GÖRÜŞ

Yazarlar

Ezidiler

ve Şengal

ANASAYFA

Bütün Haberler